Eyl 05
Sevgili arkadaşlar, Eylül ayına girdiğimiz günden bu yana siteye içerik ekleyemediğim için kusura bakmayın. Şehir dışında olduğum için yazı yazamadım. Bugün’den itibaren kısa süren gecikmenin telafisini vereceğim inşallah.
Blog sayfamda yayınladığım bilgi,paylaşım ve güncel içerik yazılarına yorumlarınızı esirgemezseniz çok sevinirim.
Eğer sizlerinde bizlere,sevdiklerinize ve dünyaya haykırmak istediğiniz bir yazınız varsa Bizimle Paylaş linkine tıklayıp gönderebilirsiniz.
Saygılarımla,
M.Volkan COŞGUN [ Site Yöneticisi ]
Eyl 01
Bugün 01-Eylül-2010 evet Ağustos ayı sizlerle çok keyifli yazılar ve haberler her zamanki gibi daima güncelliği ile geride kaldı. Peki biz Ağustos 2010‘da neler yaptık sizlerle neler yaptık ve neler paylaştık.
Bir çok konuda, özellikle Ramazan Ayı içerisinde nelere dikkat etmeniz gerektiği, sağlığınız açısında çeşitli yazılar ve bunun yanı sıra bir çok alanda farklı makaleler ile sizlerle güncel bilgi paylaşım platformu (güncel blog) olma yolunda her ay ilerlemeye, sizlere yardımcı olmaya devam ediyor ve en önemlisi bilgiyi paylaşmaktan gurur duyuyoruz. Geçen ay kullanıcı sayımızı bir önceki aydan daha fazla görmek bizi oldukça sevindirdi. Umarız siz güncel blog sevenler için vazgeçilmez bir site olmaya devam edeceğiz.
Eylül ayında sizlerle bosdefter.com üzerinden farklı ve daima güncel blog bilgi paylaşımlarına devam edeceğiz.
Bosdefter.com seven ve takip eden herkese sonsuz, Teşekkür Ederiz..
Ağu 31
KPSS (Kamu Personel Seçme Sınavı) hazırlanmak
KPSS 2011 hazırlık için ders notlarını bu makalemiz üzerinden sizlerin isteği doğrultusunda paylaşmak ve yayımlamak istiyoruz. Tabi ki siz kullanıcılarımızın istek ve önerilerine göre KPSS (Kamu Personel Seçme Sınavı) için 2010 ve 2011 yılları arasında gireceğiniz olan sınav ders notlarını aşağıdaki “Yorum Gönder” kısmından bizlere iletebilirsiniz.
KPSS ders notu nasıl isteyebilirim?
İlk olarak aşağıdaki Yorum Yapın alanını doldurunuz.
Daha sonra mesaj kısmına kpss 2011 hazırlık ders notları için hangi ders notunu istiyorsanız onu yazıp “Yorum Gönder” butonuna tıklayınız.
Not: Ders notu 24 saat içerisinde bu yazı altında sizlere sunulacaktır.
İyi çalışmalar dileriz.
Ağu 26
Milton Erickson 12 yaşında çocuk felcine yakalandı. Hastalığın başlamasından 10 ay sonra doktorunun ana-babasına şöyle söylediğini duydu: “Sanırım oğlunuz bu geceyi çıkaramayacak!”
Erickson annesinin ağladığını fark edince “Belki bu geceyi atlatmayı başarırsam annem böyle acı çekmez!” diye düşündü. Güneş doğana kadar uyumamaya karar verdi. Ertesi sabah evin içinde sesi yankılandı: “Anneciğim! Ben hala hayattayım!” Evdeki mutluluk o kadar büyüktü ki, sonraki her gün ana-babasının üzülmesini engellemek üzere bir gece daha dayanmak için direndi. 1990′da 75 yalındayken öldü, ardında insanların kendi sırlarını aşmak konusunda ne kadar büyük bir kapasiteye sahip olduğunu anlatan pek çok kitap bıraktı.
Ağu 26
İnsanımızın keşif yeteneğine, ticari zekasına dair sıra dışı yaşanmış bir hikayeyi sizlerle bu yazı altında paylaşmak istiyorum.
Bir yakınının dükkanında çalışıp 300 TL biriktirdiğinde henüz 14′ündeydi Zeki BAŞESKİOĞLU. Planını gerçekleştirmek için yeterli paraydı bu. Aydın’dan İzmir’e kısa bir yolculuk yapıp Kuzuoğlu çarşısı’ndaki çorapçılara gitti. 50 çift çorap ısmarladı. Çorapların diğerlerinden küçük ama önemli bir farkı vardı: Tabanlarının bir kat daha örülmesini istemişti. paranın tamamını çoraplara yatırdı. Aydın’a dönünce pazara gitti ve saat 11.30′da tırmanmaya uygun bir direğin tepesine çıkarak çorap teklerini pazardaki vatandaşların üstüne attı. Çorap teklerini eline alan, kalın tabanı hemen fark ediyordu. Küçük çocuğun küçük tezgahı bir anda çorapların diğer tekini almak isteyen insanlarla dolmuştu.
Küçük çocuk bu işten tam 150 TL kazandı.
Ağu 26
İnsan tabiatı (karakter, kişilik) ilmiyle ilgili kitaplar aramak için Yemen‘e gittim. Konuyla ilgili kitapları aldıktan sonra geri dönerken konaklamak için yolda evinin avlusunda duran bir adama uğradım. Adam gök gözlü ve çıkık alınlı biriydi. Bu surat kıyafet ilmine göre olumsuzluğun habercisiydi. Beni evine misafir etti. Bir de gördüm ki, pek cömert bir adam! Bana akşam yemeği ve güzel koku, hayvanıma yulaf, ayrıca yatak ve yorgan gönderdi. Bunları görünce kendi kendime dedim: “Tabiat ilmi görünüşte bu adamın hayli düşük bir şahsiyete sahip olduğunu gösteriyor. Bense ondan hayır ve iyilikten başka hiç birşey görmüyorum. Demek bu ilim boş ve gerçek dışıymış!” Sabah olunca yanımdaki hizmetçi çocuğa hayvanı eyerlemesini söyledim. Hayvana binip çıkacağım sırada adama dedim ki: “Mekke’ye geldiğin zaman Muhammed b. İdris’in (Şafii’nin) evini soruver“. Adam dedi: “Peki, dün gece sana yaptığım hizmetin karşılığı nerede?” “Neymiş o?” “Sana iki dirheme yemek aldım; ayrıca aynı fiyatlarla katık, güzel koku, hayvanına yem, sana yatak ve yorgan alıverdim!” Çocuğa dedim ki: “Oğlum! Ona istediğini ver! Başka birşey kaldı mı?” “Ev kirası nerede? Ben evimi sana genişletip kendime daralttım!” Bu durumu görünce kanaatim güçlendi ve kendi kendime dedim: “Fizyonomi ilmi gerçekmiş!“
Ağu 25
Bir dergide okuduğum yazıyı sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu yazı derginin ufak bir yerine sıkıştırılmış ama benim gözümde çok büyük bir yere sahip oldu.
Dostluğu ve dostluğun hayatımızda ne kadar önemli bir rol oynadığını anlatmaya çalışan kısa ama tam anlamıyla doğru bir yazı.
12 yaşında kız çocuğu toprakların arasında oynayan erkek kardeşini kucaklamış, eve götürmeye çalışıyordu. Küçüğün kilosunun kıza ağır geldiği belliydi. Onları gören biri kıza “Çocuk senin için ağır değil mi? Baksana, çok tonton!” diyecek oldu. Aldığı cevap şuydu: “Hayır, o benim kardeşim!” Dostun yükü dosta ağır gelmez.
Ağu 21
Adam sokakta bağırıyordu: “Hepimiz aynı Rab’in kulları değil miyiz? O zaman neden kendi kardeşlerimize ihanet ediyoruz?” Onu izleyen çocuk babasına sordu: “İhanet ne demek?” “Avantaj elde edebilmek için arkadaşını aldatmak!” “Peki, neden arkadaşımızı aldatırız?” “Çünkü geçmişte biri bunu başlattı ve o zamandan beri kimse bu döngüyü nasıl durduracağını bilemiyor. Devamlı ihanet ediyor ya da ihanete uğruyoruz!” “O zaman ben kimseye ihanet etmeyeceğim!” dedi çocuk ve bunu gerçekleştirmeyi başardı. Büyüdü, hayatın terslikleri ile yüz yüze gelip pek çok sıkıntı çekti ama asla sözünden dönmedi. Oğulları ondan daha az terslikle karşılaştı, daha az sıkıntı çekti. Torunları neredeyse hiç sıkıntı çekmedi.
Burada anlatılmak isteyen şuan insanlar ailelerine çekerler. Aile terbiyesini bir çocuk nasıl almışsa oda çocukları ve torunlarına o terbiyeyi vermektedir. Bunun için aldatmak ve aldatılmak istemiyorsanız sizde aldatmayın her ne sebepten olursa olsun karşınızdaki insan ne kadar kötü bir insan dahi olsa siz bu hataya düşmeyin.
Son Yorumlar